Düşünce hızını ölçmek olası mü ?

Anlık gibi geliyor ama bir düşünceyi düşünmek sahiden ne kadar vakit alıyor ? Dilerseniz bu meselenin cevabına geçmeden önce düşünce hızının tam olarak ne olduğuna bir bakalım :

DÜŞÜNCE HIZI NEDİR ?

Sual sorup duran canlılar olarak, daimi çeşitli şeylerin hızını sorgular ve belirleriz. Uygun bir isabet derecesiyle bilim insanları bugüne dair ışık hızını, ses hızını, Dünya’nın Güneş çevreninde dönüş hızını, sinekkuşlarının kanat çırpma hızını, vasati kıtasal kayma hızını ve daha pek çok şeyin hızını belirlediler. Bu değerlerin hepsi iyi nitelendirilmiş. Ancak ya düşüncenin hızı ? Düşünce hızını ölçmek mümkün olabilir mi ? Belki bu kolayca yanıtlanamayan zorlu bir sual, ama bunu cevap vermeyi tecrübe edebiliriz.

Bir kimsenin bir şeyin hızını belirlemesi için, başlangıç ve bitişini tanımlaması gerekir. Anladığımız kadarıyla bir “düşünce”, duyumsal bilginin alındığı andan bir eylemin başlatıldığı ana kadarki zihni etkinlikler olarak tanımlanmaktadır. Bu tarif ister istemez bir insanın “düşünce” olarak addedebileceği pekçok tecrübe ve işlemlerin dışındadır.

Burada bir “düşünce”, algıyla (etrafta neyin nerede olduğuna karar vermek), karar üretmekle (ne yapacağına karar vermek) ve eylem tasarlamakla (onu nasıl yapacağına karar vermek) ilişkili işlemleri içerir. Bu işlemlerin her biri arasındaki fark ve bağımsızlık bulanıktır. Dahası, bu işlemlerin her biri ve belki onların alt bileşenleri, kendi başlarına “düşünce” olarak görülebilir. Fakat “Düşünce hızını ölçmek mümkün mü ?” sorusunu ele almak için bir yerde başlangıç ve bitiş noktalarımızı belirlemek zorundayız.

Sözün kısası, “düşünce hızı” için bir değer belirlemeye çalışmak biraz, bisikletlerden roketlere tüm taşıma türleri için en yüksek hız belirlemeye çalışmak gibidir. Vakit ölçeğinde fazlasıyla değişebilen bir yığın düşünce şekli vardır. Başlama atışının verilmesinden sonra koşucunun koşmaya karar vermesi gibi kolay ve hızlı reaksiyonlar (150 milisaniye düzeyinde) ile bir otobanda araç sürerken şerit değiştirmek veya bir matematik sualini çözmek için uygun stratejisi hesaplamak gibi daha karmaşık kararlar (saniyelerden dakikalara kadar olan düzeyde) arasındaki farkları göz önüne alın.

DÜŞÜNCELER GÖZLE GÖRÜLMEZ, ÖYLEYSE NEYİ ÖLÇMELİYİZ ?

Netice olarak “düşünce”, kolayca gözlemlenemeyen dahilî ve çok ferdileşmiş bir işlemdir. Etrafsal ve merkezî sinir sistemleri süresince dağıtılmış karmaşık sinir ağları üzerindeki etkileşimlere dayanır. Araştırmacılar işlevsel manyetik aksiseda görüntüleme (fMRI) ve beyin akımyazımı (elektroensefalografi) gibi görüntüleme yolları kullanarak değişik düşünce işlemleri sırasında sinir sisteminin hangi bölgelerinin çalıştığını ve bilginin sinir sistemi üzerinden nasıl aktığını görebilirler. Yeniden de bu sinyalleri, temsil ettikleri zihni olaylarla emin bir şekilde bağdaştırmamız için hâlâ kat etmemiz şart olan uzun bir yol var.

dusunce-hizini-olcmek-mumkun-mu-ilgincbirbilgi-01

Bir hayli bilim insanı, düşünce işlemlerinin hızını veya verimini takriben bir şekilde ölçmenin en iyi yolunun reaksiyon müddeti olduğunu düşünüyor. Reaksiyon müddeti, belirli bir sinyalin başlangıcından bir eylemin başladığı ana kadar olan müddettir. Aslında, bilginin sinir sistemi süresince ne kadar hızlı yolculuk ettiğini belirlemekle ilgilenen araştırmacılar 1800’lerin ortalarından beri reaksiyon müddetini kullanmışlardı.

Bu yaklaşım mantıklıdır zira neticede düşünceler açık eylemler üzerinden dile getirilir. Reaksiyon müddeti birisinin duyumsal bilgiyi almasının ve değerlendirmesinin, o bilgiye dayalı olarak ne yapmaya karar vermesinin ve bu karara dayanan bir eylemi tasarılayıp başlatmasının ne kadar randımanlı olduğunun bir göstergesini sağlar.

ALAKALI SİNİR FAKTÖRLERİ

Bütün düşüncelerin oluşması için geçen zaman neticede alakalı sinirlerin ve ağların özellikleri tarafından şekillenir. Bilginin hangi hızda sistem boyunca aktığını etkileyen bir hayli şey vardır fakat bunların içinde en belirleyici üç temel faktör şunlardır :

1 ) Uzaklık : Sinyal ne kadar uzağa yolcu ederse, tepki müddeti o kadar uzun olacaktır. Ayak hareketlerinin tepki müddeti, el hareketinin tepki müddetinden çoğunlukla daha uzundur çünkü beyne giden ve beyinden gelen sinyaller daha uzun bir mesafeyi kapsar. Bu ilke, refleksler üzerinden kolayca ıspatlanmıştır (yeniden de dikkat edilmelidir ki, bu refleksler “düşünce” olmadan gerçekleşen yanıtlardır çünkü şuurlu düşünce konusunda olan sinirleri kapsamaz.)

Şimdiki emel için kilit gözlem, uzun fertlerde uyandırılan aynı reflekslerin, kısa fertlerdekinden daha uzun reaksiyon müddetlerine sahip olma eğiliminde olmasıdır. Örnek verecek olursak, şayet İstanbul’a giden iki kurye bu arada yola çıkmış ve tamamiyle aynı hızda yolcu etmişse, Ankara’dan yola çıkan kurye her vakit, Antalya’dan yola çıkandan önce varacaktır.

2 ) Sinir özellikleri : Sinirin genişliği ehemmiyetlidir. Sinyaller daha geniş kalınlığa sahip olan sinirlerde, daha dar olanlardan daha hızlı taşınırlar. Bir kurye genelde geniş çok şeritli otobanlarda, dar tek şeritli yollardan daha hızlı seyahat edecektir.

3 ) Karmaşıklık : Bir düşünceyi kapsayan sinir sayısının artması, sinyalin daha büyük bir salt mesafe kat etmesi gerektiği mananına gelir bu da zaruri olarak daha fazla müddet mananına gelecektir. Antalya’dan seyahat eden bir kuryenin direk bir rota ile İstanbul’a gitmesi, yol boyunca Konya ve Ankara’veyahut seyahat etmesinden daha kısa sürecektir gibi. Dahası, daha fazla sinir daha fazla irtibat mananına gelir. Çoğu sinir diğer sinirlerle fiziksel temasa sahip değildir. Bunun yerine çoğu sinyal, sinaps isimi verilen sinir hücreleri arasındaki küçük boşluklar üzerinden yolcu eden sinir mesajcı moleküller aracılığıyla geçer. Bu işlem, sinyalin tek bir sinir içinden daimi şekilde geçmesinden daha fazla sürer (en azından sinaps başına 0.5 ms).

dusunce-hizini-olcmek-mumkun-mu-ilgincbirbilgi-02

Şayet yol süresince birkaç kere durup iletisi teslim eden ansızın çok kurye yerine yalnızca tek kurye bütün rotası bitirirse, Ankara’dan taşınan ileti İstanbul’a daha kısa müddette erişecektir. Gerçekte, “kolay” düşünceler dahi ansızın fazla yapı ve yüz binlerce sinir gerektirir.

DÜŞÜNCE NE KADAR HIZLI GERÇEKLEŞEBİLİR ?

Belli bir düşüncenin 150 milisaniyeden daha kısa bir müddette üretilip eyleme geçirilebildiğini görmek hayret vericidir. Başlangıç çizgisinde bulunan bir koşucuyu düşünün. Başlangıç atışını duymak ve idrak etmek, koşmaya başlamaya karar vermek, hareket buyruklarını vermek ve koşmaya başlamak için adale gücünü üretmek, iç kulakta başlayan ve bacak kaslarına erişmeden önce çok sayıda sinir sistemi yapısı üzerinden seyahat eden bir ağ gerektirir. Bunların hepsi kelimenin tam manasıyla bir göz kırpışının yarı süresinde gerçekleşebilir.

Bir koşuyu başlatma süresi son derece kısa olsa da, çeşitli etmenler buna tesir edebilir. Birisi işitsel “başla” sinyalinin gürültüsüdür. Başla’nın gürültüsü arttıkça reaksiyon müddetinin azalmaya eğilimi olsa da, takriben 18 ms’lik ilave bir azalmanın gerçekleşebildiği 120-124 desibel aralığında hassas bir noktanın olduğu görünmektedir. Bunun sebebi bu gürültüdeki sesin “ürkme” reaksiyonu üretebilmesi ve evvelce tasarlanmış bir koşma yanıtını tetikleyebilmesidir.

Araştırmacılar bu tetiklenmiş yanıtın beyin sapındaki sinir merkezlerinin etkinleştirilmesi üzerinden ortaya çıktığını düşünüyor. Bu ürkmeden kaynaklı reaksiyonlar belki daha hızlı olabilir zira göreceli olarak daha kısa ve daha az karmaşık sinir sistemi içerirler. Bu sinir sisteminde sinyalin beyinsel korteksin daha karmaşık yapılarına kadar seyahat etmesi gerekmez.

Bu tetiklenmiş yanıtların “düşünce” olup olmadığına değin bir tartışma olabilir, çünkü gerçek bir eylem kararının yapılıp yapılmadığı sorulabilir ; fakat bu yanıtların tepki süresi farklılıkları, uzaklık ve karmaşıklık gibi sinirsel etmenlerin etkisini tanımlar. İstemsiz refleksler de daha kısa ve daha kolay devre sistemi içerir ve bunların yerine getirilmeleri, gönüllü yanıtlardan daha kısa sürmeye yatkındır.

DÜŞÜNCELERİMİZİN VE EYLEMLERİMİZİN İDRAK ETMESİ

Ne kadar hızlı gerçekleştikleri göz önünde tutulursa, çoğu zaman düşüncelerimizin ve eylemlerimizin hemen hemen anlık olduklarını hissetmemiz fazla şaşırtıcı değildir. Ancak yeniden de eylemlerimizin sahiden ne vakit olduğu ile ilgili iyi değerlendirmeler yapamadığımız da bir gerçek.

Düşüncelerimiz ve bunların neticesi olan hareketlerimizin farkında olsak da, bir hareketi başlattığımızı düşündüğümüz ve bu hareketin sahiden ne vakit başladığı arasındaki müddette enteresan bir ayrışma gözlenmiş. Araştırmacılar çalışmalarda, gönüllülerden bir saat kadranı çevrenindeki saniye ibresinin dönüşünü izlemelerini ve diledikleri vakit bir tuşa basmak gibi kolay bir hızlı parmak veya bilek hareketini bitirmelerini istemişler. Saat ibresi dönüşünü bitirdikten sonra, insanlardan kendi hareketlerini başlattıkları vakit saat kadranındaki ibrenin nerede olduğunu belirlemeleri istenmiş.

dusunce-hizini-olcmek-mumkun-mu-ilgincbirbilgi-03

Şaşırtıcı biçimde insanlar genelde hareketlerinin başlangıcının, hareketleri gerçekte başladıktan 75-100 ms önce olduğuna karar vermişler. Bu fark yalnızca hareket buyruklarının beyinden kol adalelerine yolculuk ederken geçen müddet ile izah edemez (16-25 ms düzeyindedir). Bu yanlış idrak etmenin tam olarak neden olduğu belli değildir fakat genel olarak insanların hareket başlangıçlarının kararını, hareketin kendisi yerine, eyleme geçme kararı ve olmak üzere olan hareketin tahmini üzerine verdiklerine inanılmaktadır.

Bu ve diğer bulgular eylemin idaresi ile tasarlanması ve dünyadaki eylemlilik ve idare hissimiz hakkında ehemmiyetli sorular doğurmaktadır. Çünkü eylem kararımız ve eyleme geçme zamanımızın algısı, aslında ne zaman yaptığımızdan bağımsız görünmektedir.

Kısaca, tek bir “düşünce hızı” belirlemek asla mümkün olmayabilse de, eylemleri tasarlamak ve bitirmenin aldığı süreyi incelemek, sinir sisteminin bu işlemleri ne kadar verimli şekilde bitirdiğine ve hareket ile algısal bozukluklarla bağlantılı değişimlerin bu zihinsel etkinliklerin verimini nasıl etkilediğine dair ehemmiyetli kavrayışlar sağlar.

İlgili Makaleler:

Be the first to comment

Leave a Reply

Your email address will not be published.


*